TC. Anayasası
Madde 73 – Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür. Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.


Özetle,
Millet olmak için ortak bir kültür,
Ulus olmak için sınırları belli bir vatan,
Korunup kollanmak için bağımsız bir devlet,
Hak,özgürlük ve ödevlerin temini için didiklenmeyen bir anayasa,
Bütün bu organizasyonları yürütmek için de TC aidiyetli seçilmiş bir hükümet lazım..

İktidar olan, kendi görüşüne göre yasa yapıp ülkeyi başına buyruk YÜRÜTME’sin diye devletin namusu anayasa değişikliği, parlamentoda belli şart ve çoğunluğa bağlanmıştır.
Halkın güvenlik, sağlık, eğitim gibi temel ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gereken en büyük gelir kalemi olan vergilerin, anayasanın 73.maddesinde; “herkes gücü oranında devlet giderlerine katılmakla yükümlüdür” özetinde açıklanan hadleri, oranları, kapsamları mali yıldan önce bütçe ile ilan edilir ki vergi verenler de maliyetlerini çıkarıp kendi bütçelerini yaparak ticaretlerini planlayabilsin.


Sayın hükümetimiz,
Çalışma Bakanı, “işsizlik oranı azalıyor..”
Maliye Bakanı, “enflasyon düşüyor..”
Turizm Bakanı, “turizmde hedefler tutuyor..”
Ticaret Bakanı, “ihracat rekorlar kırıyor..”
İcranın başı, “dünya bizi kıskanıyor..”diye tasarruftan imtina etmedikleri itibarlarını gözümüze sokarak pembe tablolar çizerken.. özelleştirme adıyla elde ne var ne yok satılmışken, savaş yok, (onlara göre) siyasi- ekonomik kriz yok, doğal afet yok, darbe yok, hak var, hukuk var, adalet var..da ne diye yıl ortasında ötv oranları %100, boş beyannamelerden bile alınan damga vergileri %50 arttırılıyor diye düşün-dürtüyor şeytan!


Enflasyon olmasın diye memura emekliye asgari ücretliye kaşık ile zam veren aynı kıskanılan hükümetinin, anayasa 73 ü ihlal edercesine maliyet (dolayısıyla enflasyon) arttırıcı enerji, işçilik, ithal hammadde gibi girdilerini vergi maşasını kullanarak yükseltmesindeki tezatı da anlamamıza içimizdeki vesvese engel oluyor.


İş bununla da kalmıyor, hemen her beyan döneminde sıkıntı yaşanan e-vergi sistemi ile 7/24 bilgisayar başında cebelleşen muhasebe meslek mensupları aracılığıyla mükellefler çok yoğun bir ceza sağanağı altında canıyla uğraşıyor adeta..


Sayın hükümet büyüklerimizin takdir ettiği maaş zammıyla harcayacak para bulup pazara çıkamayan vatandaş nedeniyle yaprak kıpırdamayan ticari hayatta siftah yapamayan, sattığının parasını alamayan, çekleri dönen, haliyle batık hale geldiği için konkordatoya düşen firmalar bir de cezalarla, banka hesaplarına gelen blokajlarla, varlıklarına konan hacizlerle iyice nefes alamaz, kepenk kapatacak haldeler..Yüksek faiz yüzünden yasal tefeci durumunda olan bankaların ise mali yapısı bozulan firmalara can suyu olmak yerine topladıkları mevduatları devlet garantili yüksek faizli ballı tahvillere yöneltmesi hiç bir zihniyetin politikası olamayacak, olmaması gereken tamamen bir paradan para kazanma sistemini yaratmıştır. Bu cenderede işyerlerinin kapanması uzun vadede katma değer ve vergi yaratan müteşebbis kaybı ile tersine dönecek bir krize de davetiye çıkarabilecektir.

Bu kadar vergiye, bu kadar baskıya gıkını çıkarmadan dayanmaya çalışan benim zeki, çevik ve güzel ahlaklı Türk Tüccarımın nazar boncuğu takılması gereken sabrına da olsa olsa ALLLAH VERGİSİ denir, Tombik..
-Tam, zamları biz yapmıyoruz Allah yapıyor mantığı abi..Has dur, ya Allah Ver mehteri vergisi..