Geçen sene ve bu sene olmak üzee Almanya’nın 22 şehrini gezdim. Çok ucuz bir maliyetle gezme imkanı buldum. Nasıl mı? “Deutschland Ticket” adıyla bilinen 63 Euro’luk bir bilet aldım. 1 ay kullandım. Bu biletle Almanya’nın bütün ulaşım araçlarını kullanabiliyorsunuz. Hatta vapurda dahi geçiyor. Biraz aktarma yapıyorsunuz ama ekonomik gezmek istiyorsanız bu bilet tam size göre. Sadece hızlı tren ve Flixbus denilen otobüslerde geçmiyor. Almanya’nın gezdiğim en güzel şehirlerinden biri Dresden şehriydi. Tarihi dokusuyla görülmesi gereken bir şehir. Bu sebeple bu yazımda Dresden’i anlatmak istedim. Gelin birlikte Dresden’i gezelim…
Dresden, Almanya’nın doğusunda, Elbe Nehri’nin iki yakasına kurulmuş, tarihi yapıları, sanat eserleri, müzeleri ve etkileyici şehir dokusuyla Almanya’nın görülmeye değer kentlerinden biri. “Elbe’nin Floransası” olarak da anılan şehir, geçmişin izlerini modern yaşamla buluşturan özel bir atmosfere sahip. Almanya’nın 12. en kalabalık şehri. Ayrıca Hamburg’dan sonra Elbe Nehri üzerinde bulunan 2. büyük şehridir. Dresden, özellikle barok mimarisiyle Almanya’nın en dikkat çekici şehirlerinden biridir. Şehrin tarihi merkezinde yürürken insan kendisini adeta açık hava müzesinin içinde hissediyor. Görkemli yapılar, meydanlar, heykeller ve sanat eserleri şehrin geçmişten günümüze taşıdığı kültürel zenginliği gözler önüne seriyor. Dresden’in kalbi, tarihi şehir merkezinde atıyor. Şehri gezerken ilk uğradığım nokta FRAUENKİRCHE (KADINLAR KİLİSESİ) oldu. II. Dünya Savaşı sırasında büyük ölçüde yıkılan kilise, yıllar süren çalışmaların ardından yeniden inşa edilerek Dresden’in yeniden doğuşunun simgelerinden biri haline gelmiş. Şehrin bir başka önemli noktası ise ZWİNGER SARAYI. Barok mimarinin en güzel örneklerinden biri olan yapı kompleksi; avlusu, heykelleri ve müzeleriyle ziyaretçilerini adeta geçmişe götürüyor. Özellikle sanat meraklıları için Dresden’in en önemli duraklarından biri.

Elbe kıyısında yürürken BRUHL TERASI da mutlaka görmeniz gereken yerlerinden biri. Şehri yüksekten izlemek istiyorsanız buraya uğramalısınız. Nehir manzarası eşliğinde yürüyüş yapmak, Dresden’in tarihi siluetini izlemek ve şehrin atmosferini hissetmek için oldukça güzel bir nokta.
Dresden’in sanat ve kültür zenginliği yalnızca tarihi binalarla sınırlı değil. SEMPEROPER OPERA BİNASI, RESİDENZSCHLOSS (DRESDEN KALESİ) ve ünlü GEMALDEGALERİE ALTE MEİSTER gibi yapılar ve koleksiyonlar, kentin yüzyıllardır önemli bir sanat merkezi olduğunu gösteriyor. DRESDEN KALESİ ya da KRALİYET SARAYI olarak bilinen bina, bugün müze olarak ziyaret edilebiliyor. Müzenin Türkler tarafından en fazla ilgi gören bölümlerinden biri Türk ve Osmanlı eserlerinin sergilendiği bölüm. Şehrin simgelerinden biri de FÜRSTENZUG (PRENSLER ALAYI). Yaklaşık 100 metre uzunluğundaki bu görkemli duvar resmi, Wettin Hanedanı’nın hükümdarlarını atları üzerinde tasvir ediyor. Binanın dış cephesini süsleyen binlerce porselen karo, Dresden’in porselen geleneğine de gönderme yapıyor. Şehrin görüntüsüne güzellik katan bir yapı da AUGUSTUS KÖPRÜSÜ’dür. Elbe Nehri’nin üzerine inşa edilen köprü şehrin en eski mimari eserlerinden biri. Köprüde yürüyerek çok güzel kareler yakaladım. Manzara harikaydı. Dresden yalnızca tarihiyle değil, yeşil alanları ve Elbe kıyısındaki doğal güzellikleriyle de dikkat çekiyor. Şehrin tarihi merkezinden biraz uzaklaşıldığında daha sakin ve huzurlu bir Dresden ile karşılaşmak mümkün.

Dresden şehrinin hemen yakınında bulunan genellikle Dresden gezileriyle birleştirilen en bilinen Nazi kampı TEREZİN TOPLAMA KAMPI’nı görmelisiniz. Çekya sınırları içinde yer alıyor. Konum olarak Prag ile Dresden arasında. Dresden’e ve Prag’a karayoluyla yaklaşık 1 saatlik mesafede. 1780 yılında bir kale olarak inşa edilmiş. II. Dünya Savaşı sırasında Naziler tarafından bir getto ve toplama kampına dönüştürülmüş. Zamanınız olursa etkileyici bir o kadar hüzünlü atmosferiyle buraya da uğramanızı tavsiye ederim.
Bugün Dresden, geçmişte yaşadığı büyük yıkımın izlerini taşımasına rağmen yeniden ayağa kalkmış, sanat ve kültür hayatını canlı tutan bir Avrupa kenti olarak ziyaretçilerini karşılıyor. Bundan 15 sene önce bu şehri görmüştüm. Tekrar 1 ay önce de görmek nasip oldu. Yıllar önce de Almanya’nın en turistik şehirlerinden biriydi. Halen en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri. Tarihi meydanları, görkemli sarayları, müzeleri ve Elbe Nehri boyunca uzanan manzarasıyla Dresden, Almanya gezilerinde hafızalarda iz bırakan şehirlerden biri olmaya devam ediyor.

