1. Bölüm

Bir millet Türk milleti, necip millet, şereflenmiş millet, Allah cc anın mükâfat ve mücazata memur ettiği temiz millet.

Varlığı, varoluş hikmeti şeytan ve avenesiyle mücadeleye memur edilmiş asil millet.

Bugün bu güzel millet her türlü istila, saldırı ve işgal altında ise de bir gün dünyanın gönderine şanlı sancağını dikecektir.

Çünkü Allah ccc nurunu tamamlayacaktır bununda Allahualem Türk milletiyle yapacaktır.

Daha öncede ifade ettiğimiz gibi Türk milleti uçta Ve dar düşüncelere ve ideolojilere bağlı bir millet değildir.

Bilakis evrensel ve insanlığın tekâmül süreci içinde önder bir millettir.

Yani perspektifi belli coğrafya değil bütün dünyadır.

Tarihi boyunca da dünyanın her yerinde var olmuştur binaenaleyh Kore den Macar ovalarına kadar izleri ve ön ataları da kuzey Amerika’dan güney Amerika’ya kadar dağılmıştır.

 Ama ne yazık ki dünyanın en fakir ve zulüm gören insanları Türklerdir.

Afganistan ve o bölgede öyle Türkler var ki dünyadan saklanan içler acısı fakirlikleri çocuklar okumak için kâğıt defter bulamıyor, temiz su içemiyorlar.

Demiştik ya dünyada en çok zulüm gören millet Türk milletidir diye, Gazze ve Filistin’i özel tutarsak doğu Türkistan Gazze’nin on katı daha zulüm altındadır.

Dünyanın hele Türk dünyasının gözleri önünde soy kırımı yapılmaktadır ve başta Türkiye olmak üzere Türk devletleri ve Türk dünyasından ses çıkmamaktadır.

Daha da söyleyeyim Rusya Ukrayna savaşında Rusya’nın askerleri çoğunluğu Türk asıllıdır ve yüz binlercesi de ölmüştür, aynı şekilde Ukrayna’nın da askerlerinde Kıpçak ve tatar Türkleridir.

Filistin’de savaşan kassam tugayları Türk menşelidir.

Osmanlıda da farklı değildi, Türk ya köylü ya da asker idi sarayın saltanatı için adını bile bilediği yerlerde yok oldu gitti,  yüz yıllarca Türk nüfusu çoğalmadı, bu yüzdendir ki ne kendini ne dilini nede ekonomisini geliştirebildi.

Geriye beş milyon çoğunluğu hasta ve yaralı öksüz yetim ve cahil bir halk bıraktı.

Devşirmeler ve ecnebiler boğaz yalılarından ticarette ve zevki sefada idi, ticaret yönetim her zaman onların elinde oldu.

Paşalar ise aldıkları rüşvetlerle cami çeşme köprüler yaptırarak kendilerini temizlediler(günümüzde sanki aynı değil mi?)

Zaten ne yönetim ne de idareye sokulmazlardı o yerlerde hep devşirmeler olurdu.(bugünde çok farklı değil)

Türk milleti şikâyet etmez tevekkül sahibidir, sevincinde asildir şımarmaz.

Derdini, sevincini türkülerinde dile getirir, içindeki yangını bağlamasının kopuzunun telinde soğutur.

Temizdir, saftır, hamurunda pislik yoktur, güzel bir söze inanır, iki rekât namaz kılanın peşinden gider maalesef bu temiz duyguların cezasını tarihte olduğu gibi bugün de çekiyor.

Habil’den beri şeytan soylularla mücadelesinde bu hasletleri başına hep bela olmuştur.

Allahualem insanlık hala varlığını sürdürüyorsa bunun hikmeti insanlık adına Türklerin kendilerine kurban etmeleri olsa gerektir.

Altaylardan Nepal’e, köreden Macar ovalarına, Urallardan halepe, Kerkük’e kadar olan koca bir Türk dünyası içinde bilge adamın kurduğu tek bağımsız ve çağdaş ülke Türkiye’miz de Türklerin elinden çıkmak üzere.

Devletin en yetkilisi bile artık Türkiye Türklerindir diyemiyor.

Demografik yapısı her geçen gün Türklerin aleyhine bozuluyor.

Şurası çok önemlidir ki; Türk olmayanlar, Türk karakteri taşımayanlar, net bir şekilde ben türküm diyemezler ya Müslümanım derler ya Osmanlıyım derler ya da sadece insanım derler bu bir Allah cc hikmetidir.

Türk devletleri arasında tek demokratik cumhuriyet olan Türkiye de artık demokraside yok.

Her karış toprağı şüheda yurdu olan aziz vatanın üstünde hayınlar tepişiyor oldu,

 Türkler artık birinci sınıf insanlar değil, yapmacık ve aldatıcı anayasal vatandaşlık ve demokrasi aldatmacası altında etnisite manipülasyonu yapılıyor netice olarak ta Türkler ve Türklük artık bu topraklarda hâkim millet değil.

Ülkeyi Türk soylular artık yönetmiyor derinden bir sistemli dönüşüm var uzun yıllardır bu politika sürüyor.

Siyaseten Türk dünyasıyla birliktelikler kuruluyormuş gibi olsa da bunlar sadece iktidar olanların ikbal hedeflerinden başka bir şey değil, çünkü mevcut Türk devletlerinde ne demokrasi ne milliyetçilik ne de hak ve özgürlükler var.

Diğer Türk toplumlarıyla ilgileri ve alakaları da yok.

Ülkemizde aynı şekilde dünya Türk toplumlarıyla şeklen ilgili görülse de bu Türklerin içini soğutma politikasıdır.

Türk dünyasıyla alakaların önünde ki duvarlar ise dini kurumlar, sahte milliyetçiler, batı bloğu taşeronları ve Çin ajanları ile her şeyi parayı tahvil eden liberal hainlerdir.

Irak Amerika savaşının asıl mağlubu Kerkük, Musul, tela fer, Süleymaniye kuzey ırak Türkleridir,

 Suriye savaşının esas mağlupları da kuzey Suriye Türkmenleridir.

Amerika İran savaşı da, Amerika’nın ve İsrail’in korkusu her geçen gün siyasi ve ekonomik olarak Türklerin hâkimiyetine geçiyor olması İran da ki esas derin kaygılarındandır.

Artık Türkler bir karar vermeleridir, bu kara varlık yokluk kararıdır.

Tarih her zaman güçlü olanların kontrolünde yazılmıştır, bugün Türk evladı uzun zamandır bir fetret devri yaşayan ulusunun gerçek tarihini bu nedenle tam olarak bilmemektedir.

Bağımsız tarihçi sosyolog dil bilimciler ve jeologlar her geçen gün türkün gerçek tarihini ortaya çıkarmaktalar her ne kadar bizim bilim adamlarımız bu konuda yavaş olsa da artık dünya tarihinin Türk tarihiyle bağdaşık olduğunu görebiliyoruz.

Bunları anlatırken ayrıştırıcı ve kibirlenmek anlaşılmasın cenabı hak tüm insanları eşit yaratmıştır üstünlük onun gayretindedir.

Yukarıda da bahsettiğim gibi Türk var olduğu günden beri şeytan ve avenesiyle mücadeleye kendini vakfetmiştir bu nedenledir ki dünya ne zaman şeytanın avenesine geçmişse Türkler üzerinde son derece vahşice kırımlar yapmışlardır.

Gerçektir ki insanlık tarihinde en fazla kırılan millet Türk milletidir.

Ama bunun yanında da bereketli millettir yok edilemez. Öyle inanırız ki cenabı hak bu milletin yok olmasını izin vermez.

Türk milleti var olduğundan beri tevhide inanmış dolayısıyla ne puta ne de herhangi bir yaratılmışa tanrı diye tapmamıştır..

Türk töresi ile İslam’ın ana hatları aynıdır (Türk tarihi boyunca ilk defa bu dönemde domuz eti ve zina serbest olmuştur )

Tarihçiler oğuz kağanın peygamber olduğunu (zülkarneyn) düşünürle. O nedenledir ki devlet kurma teamülü oğuz boyuna aittir…

Türk kavimleri uçta değil evrenseldir, dolayısıyla gerek kendilerini gerekse insanlığın yücelmesi ve tekâmülü için her kültür ve inançtan temel değerlerle mugayir olmamak şartıyla istifade etmiştir.

  Hatta yine medeniyetine ve değerlerine aykırı olmamak şartıyla kendi kültür ve inancına dâhil etmiştir.

Bu anlayış onu her zaman cihanşümul devletler kurmasında büyük faydaları olmuştur.

Bugün kü batı medeniyetinin temelinde ve hatta paganlıktan çıkıp Hristiyanlığın yayılmasında Kıpçakların rolü büyüktür.

Günümüze dönelim;

Gerek jeopolitik gerekse tarihi derinlik olarak batı ve doğu medeniyetinin ortasında Anadolu.

İnsanlık tarihinin ve medeniyetlerinin ortak sentezidir.

Ama ne var ki bu medeniyetler yok olurken yerini yeni kültür ve medeniyetler almıştır Hititler Sümerler firikler Lidyalılar Asurlular Urartular Truva Bizans Selçuklu ve Osmanlılar daha niceleri para ilk bu coğrafyada basılmıştır ilk tarım ilk üniversite kısacası insanlık medeniyetinin temelleri bu coğrafyadır.

Ve halen Anadolu’da bu medeniyetlerden bir iz bir gelenek inanç bulabilirsiniz.

Bunun yanında Herakleia, den diyojene Mevla’dan hacı Bektaş’a yunuslara ahi Evranlara kadar insanlığın yol göstericileri hep bu topraklarda yetişmiştir.

Peki, bunca zenginliği olan coğrafyada neden insanlar mutsuz huzursuz ve yarınından endişeli.

Neden dünyanın en yüksek enflasyonu en büyük yolsuzluklar eğitimsizlik ahlaki çöküntü vs. vs. neden….

Bazen akla gelmiyor da değil acaba geçmişin yüksek medeniyetlerinin yok olduğu gibi Türklerinde bu topraklarda ki miadı doldu da yeni sahiplerini mi bekliyor?

O medeniyetlerinde akıllarından geçmemiştir hele Sümerlerin insanlığın nerdeyse tarihinin başladığı Sümerler bile bu topraklardan sürüldü ve yok oldular.

Evet, şimdi başlıyoruz Türk zihin devriminin ana hatlarını;

Elimizde en az 0n binyıllık birikim ve cennet misali bir vatan toprağı var

İnsanlık medeniyetinin kadim sırları ve mirası var

Ve yine insanlık âleminin farklı düşünce tarzı inançlar ve farklılıklar var

Kısacası aynı kumaşı giyen değil çok farklı kumaşları giyen milyonlar var

Dünya da başka coğrafyalarda bu zenginliği bulamazsınız

Dünya milletleri ve devletleri halkını bir arada tutmak içim çeşitli terimler türetmişler

Örneğin milliyetçilik muhafazakârlık sosyalizm konfederasyon vs gibi

Bu kısa ve çoğu zaman soyut ve çapsız terimleri bizleri de ihraç etmişler ve bu zengin halkın kafasını da karıştırmışlar.

Öyle olmuş ki özgüvenini bile sarsmışlar

Oysa bu ülkenin ne milliyetçiliğe ve muhafazakârlığa ve sosyalizme ve hatta soyut demokrasiye ihtiyacı var.

Hani demiş ya bir Türk bilgesi ( muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kandadır ) diye işte bu söz bu manada anlamını bulur.

Bu coğrafyada ki toplumların helaki ya da işgale uğramalarının yanında geri kalmasının ana sebebi düşün baskısı ve manipülasyonlar olmuştur.

Yani kısacası iktidar olanların istediği düşünme ve davranış, hayatı yön verme baskıları bu kadim coğrafyayı asli yapısından uzaklaştırmış ve dünya liginde geri bırakmıştır, bu günlerde de bunu yaşıyoruz sanki.

Geçmişi anlamak için bugünü iyi değerlendirmek lazım örneğin herhangi milli ya da toplumsal bir karar ya da eylem içinde olan yöneticilerin algı stratejileriyle kabullenemeyeceğimiz bir kabullenme içinde olduğunu görüyoruz halkı.

İşte o zaman geçmiş büyük medeniyetlerin nasıl yok olduğunu anlayabiliyoruz.

Bundan bir özette kadim coğrafyada ki halkların kaderi yönetenlerin kabiliyet ve vizyonlarıyla paralellik vardır….

Anadolu’nun ve Türk milletinin yeniden doğuşu işte bu asırlara varan birikim ve tecrübelerin ışığında yeniden bir medeniyet inşa etmek olmalıdır.

Bu yalnızca Anadolu’da ki insanları kabiliyeti ile değil dünyanın neresinde olursa olsun fikri, vizyonu ve kabiliyeti yüksek insanlarında davet ederek gerçekleştirilebilir.

Bir medeniyetin oluşabilmesi dar kavim ve milliyetçilik anlayışıyla olmaz.

Belki uç bir örnek olacak ama siz hiç sadece aynı ülkenin futbolcularıyla Avrupa ya da dünya şampiyonu olan futbol takımı gördünüz mü?

Bilge adam cumhuriyeti kurduktan sonra batının gelişmişliğini örnek alınmasını istemiş ve bu anlamda devrimler gerçekleştirmiş evet bir dönem her manada hızlı büyüyen ve gelişen ülke daha sonra dar ve bağnaz düşüncelere sahip yöneticiler tarafından bu gelişme durmuştur.

Bu gelişmeyi kimiler dinsizlik demiş kimileri milli mesele yapmıştır.

Aslına bakarsanız Osmanlıda aynı şeyleri yapmıştır ne zaman bir padişah reform yapsa padişahı dinden çıktı demişlerdir.

Bu bağnaz ve yobaz kesim her zaman bu milletin önünde duvar olmuştur, bu bir Türk davranışı değildir daha ziyade doğunun o intikali taassubundandır.

Yukarıda da bahsettiğim gibi tük evrenseldir ve evrensel bakar hadiseleri.

Öyleyse oluşturduğu medeniyetinde evrensel müspet değerlerden fikirlerden istifade etmesini bilir ve bunu adeta mecburi bir koşul olarak kabul eder.

Medeniyet hiçbir kişi kavim ve milletin tekelinde değildir.

Öyle büyük ve zengin kültür ve inanca sahip ülkeyiz ki, kabiliyet ve beceri anlamında da düşünce çeşitliliği açısından da bir hayli zengin bir ülkeye sahibiz.

Öyleyse bütün araç gereçleri çalışan sadece yakıtı olmayan dev bir treni harekete geçireceğiz o kadar. Şimdi detaya biraz daha girelim peki nasıl olacak bu hareket nasıl olacak sistem ve teamüller.

Öncelikle tüm düşünceleri inançları ve kültürleri serbest ve hür bıraktığımız gibi onların eylemlerinin de teminatı olacağız.

Bu maddi manevi mümbit olan vatan topraklarını insanlığın dünya cenneti haline getireceğiz.

Bütün taassup ve ön yargılardan arındıracağız

Kısır düşünceler bağnazlık ve yobazlıktan arındıracağız.

Öncelikle kadim Türk devlet töresi otorite ve sistemi içinde bir dünya medeniyet merkez haline getireceğiz

İnsanların düşünce, teşebbüs, eylem, inanç özgürlükleri sınırsız olacak ( meşru manada)

Türk adalet sistemi içinde her bireyin canı malı düşüncesi eylemi yaşam biçimi ve inançları teminat altında olacak.

Dünyada ki eylem, teşebbüs, ilim, bilim ve her alanda kendini yer ve imkân arayanların cenneti haline getireceğiz

Türk devlet çatısı altında insanlar kendilerini her manada (insani meşruiyet dahlinde) kendini özgür hissedecek ve yaşayacak.

Ülkenin deniz, kara, orman bütün zemin i vatan vatandaşının hizmetinde olacak.

Her birey inancı, kimliği ne olursa olsun birinci sınıf vatandaş olacak ve ülkenin ve sistemin her türlü imkânından eşit faydalanacak.

Ülkeyi orta doğu ve geri kalmış toplumların macera alanı değil bilakis dünyanın ve bölgenin zeki çalışkan ve kabiliyetli gençlerin bu hususiyetlerini değerlendirdiği ve değer bulduğu bir ülke haline getireceğiz.

Her üniversite mezunu olan evladımızı mutlaka gelişmiş ülkelerde en az bir sene kalmalarını sağlayacağız.

İstidat sahibi gençlerimizi dünyanın en iyi eğitim merkezlerinde okumaları eğitim almalarını sağlayacağız.

Gençlerimizi gelişmiş ülkelerin ve dünyada ki etkili sektöründe lider kurum şirket vs. istihdam edilmelerini sağlayacağız.

Dünyanın en iyi Prof. larını ülkemizde istihdam edeceğiz

Okullarımızda sadece Türk öğretmenler değil dünyanın en iyi öğretmen ve hocalarını getireceğiz Türk evladı en iyi eğitimi alacak.

Kamu alanında yine dünyanın en iyi belediyelerden tutunda sağlığa kadar, spordan sektörler meslek gruplarına kadar her alanda dünyada kendini ispat etmiş yönetici, mühendis, sosyolog sanatçı yaşamın her alanında istidatlı insanları ülkemize davet edip en iyi çalışma imkânlarını sağlayacağız. Türk evladı insanı dünyanın en iyilerinden eğitim ve ders alacaklar.

Medeniyet insanlığının ortak malıdır ama hiçbir kavmin ya da toplumun tekelinde değildir, kim onu ulaşmak isterse ve çalışırsa medeniyetin sahibi o olur.

Bunun için geniş perspektifi olan ufku ve vizyonu açık olan taassup ve tabulardan kendini sıyırıp evrenselleşen toplumlar ancak medeniyete sahip olabilirler, tarih bunun ispatıdır.

Geçmiş tarihi, vakaları bilmek, mehteranı çalmak, kültürü hatırlamak ve yaşatmak güzeldir, ama asıl güzel olan geleceği geçmişin şanlı mazisi üzerine inşa edebileceği devrimsel projelerle taçlandırmak gerekir.

Bunun içinde hedefinizi kadar çalışma, heyecan ve vizyona sahip olmanız gerekir.

Başka birine ait olan teknenin içinde güneşlensen de teknenin sahibi yönü belirler.