Bağbaşı Kültür Merkezi’nin inşası sırasında yapılan ödemeler nedeniyle 8 milyon lira kamu zararına yol açıldığı iddia edilen eski Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin’e 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası verildiği açıklandı. Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun, kararın ardından yargıda eşitlik çağrısı yaptı.

Bağbaşı Kültür Merkezi’nin inşası sırasında yapılan ödeme protokolünün ihlal edildiği ve bu yolla 8 milyon lira kamu zararına neden olunduğu ileri sürülen önceki dönem Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin hakkındaki davada karar çıktı. Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Av. Uğur Coşkun, Denizli 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin Gürlesin’e görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası verdiğini açıkladı.

Coşkun, 14 Ekim 2026 tarihinde verilen mahkûmiyet kararının kamu kaynaklarının korunması ve hukuk karşısında eşitlik ilkesi bakımından önemli bir gündem oluşturduğunu belirtti.

Karar metninde, dosyaya konu işlemler ve usulsüz olduğu öne sürülen ödemeler nedeniyle Pamukkale Belediyesinin milyonlarca liralık kamu zararına uğradığının belirtildiğini aktaran Coşkun, halkın vergileriyle oluşturulan kamu kaynaklarının kullanımında hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti.

Coşkun, kamu kaynaklarını korumanın, yapılan işlemlerin hesabını sormanın ve sorumlulukların hukuki çerçevede belirlenmesini sağlamanın demokratik toplumun temel gereklerinden olduğunu ifade etti.

Osman Tabu’ya Teşekkür Etti

Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Av. Uğur Coşkun, olayın yargıya taşınması sürecinde dönemin CHP Pamukkale İlçe Başkanı olan ve bugün Yeni Parti çatısı altında birlikte siyaset yaptıkları Osman Tabu’ya teşekkür etti.

Tabu’nun kamu zararına ilişkin iddiaları gündeme taşıyarak suç ihbarında bulunmasının ve konunun araştırılmasına katkı sunmasının önemini vurgulayan Coşkun, aradan geçen yıllara ve siyasi değişimlere rağmen kamu yararını önceleyen tutumların değer taşıdığını belirtti.

Coşkun’dan Yargı Uygulamalarında Eşitlik Eleştirisi

Mahkeme kararının kamu zararının hesabının sorulması açısından önemine değinen Coşkun, konunun yargı uygulamalarında eşitlik meselesini de gündeme getirdiğini savundu.

Muhalefet partilerine mensup siyasetçiler ve belediye yöneticileri hakkında henüz soruşturma aşamasında bulunan iddialar nedeniyle sabaha karşı gözaltı işlemleri yapıldığını, devamında tutuklama tedbirlerinin uygulandığını ve mal varlıklarına el konulduğunu belirten Coşkun, farklı siyasi kimliklere sahip kişiler hakkında yürütülen yargı süreçlerinde aynı ölçütlerin uygulanıp uygulanmadığının sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Kamuoyuna Üç Soru Yöneltti

Uğur Coşkun, açıklamasında kamuoyunun değerlendirmesine sunduğu üç soruyu şöyle sıraladı:

1. “Şayet milyonlarca kamu zararı muhalefetteki bir belediye başkanı tarafından yapılmış olsaydı, o belediye başkanı sabaha karşı bir operasyonla gözaltına alınıp tutuklanır mıydı, tutuklanmaz mıydı?”

2. “Milyonlarca kamu zararının yaşandığı dönemde AKP’li belediye başkanının hiç tutuklanmamış olması mı normaldir, yoksa bugün muhalefet partilerindeki belediye başkanlarının ve bürokratlarının yaşadıkları mı normaldir?”

3. “Kamu zararının hesabı sorulurken de soruşturma ve tutuklama tedbirleri uygulanırken de aynı hukuk ilkeleri herkes için geçerli değil midir?”

“Hukuk Siyasi Kimliğe Göre Farklı İşlememeli”

Coşkun, itirazlarının bir kişinin tutuklanmamasına değil, hukukun ve adalet ölçülerinin siyasi kimliğe göre farklı uygulandığı yönünde toplumda oluşan algıya ilişkin olduğunu belirtti.

Hukukun iktidara yakın olanlar ve muhalefette yer alanlar için farklı işlememesi gerektiğini savunan Coşkun, şüphenin hiç kimse bakımından peşinen suçluluk anlamına gelmediğini vurguladı. Coşkun, yargı süreçlerinde herkese aynı hukuki güvencelerin ve ölçütlerin uygulanması gerektiğini ifade etti.

“Talebimiz Ayrıcalık Değil, Eşitliktir”

Yeni Parti Pamukkale İlçe Başkanı Uğur Coşkun, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İntikam değil, adalettir. Siyasi kimliğe göre değişen uygulamalar değil, bağımsız ve tarafsız yargıdır.”

Pamukkale halkının kaynaklarının korunmasını, kamu zararına ilişkin iddiaların sonuna kadar araştırılmasını ve sorumluların hukuk çerçevesinde hesap vermesini savunduklarını belirten Coşkun, hiç kimsenin siyasi kimliği nedeniyle farklı bir yargı uygulamasına maruz kalmadığı bir hukuk düzenini savunmaya devam edeceklerini kaydetti.

Coşkun, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü kamu görevi ayrıcalık değil, sorumluluktur. Adalet ise yalnızca bazıları için değil, herkes için adalet olduğunda anlam taşır!”