DOLAR 32,1894
EURO 34,9899
ALTIN 2.434,23
BIST 10.688,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Denizli 27°C
Az Bulutlu
Denizli
27°C
Az Bulutlu
Çar 26°C
Per 29°C
Cum 31°C
Cts 33°C

Pecer Piyyat

19.11.2021 06:11:51 | SON GÜNCELLEME 19.11.2021
A+
A-

Pecer Piyyat, büyük bir şehrin küçük bir mahallesinde göçmen bir ailenin çocuğu olarak yaşıyor mahalli takımda futbol oynuyor ve okuyordu. Annesinin hazırladığı yer sofrasında yokluklar içerisinde bilhassa babasının baskıları ile yemeğini yer sokağa koşardı. Ailesinin yapısından mıdır bilinmez ama etrafında çok hırslı ve aşırı kötü bir çocuk olarak tanınırdı. Sanki şeytan tarafından görevlendirilmişti ve görevini en iyi şekilde yapıyordu.

Pecer Piyyat, büyük bir şehrin küçük bir mahallesinde göçmen bir ailenin çocuğu olarak yaşıyor mahalli takımda futbol oynuyor ve okuyordu. Annesinin hazırladığı yer sofrasında yokluklar içerisinde bilhassa babasının baskıları ile yemeğini yer sokağa koşardı. Ailesinin yapısından mıdır bilinmez ama etrafında çok hırslı ve aşırı kötü bir çocuk olarak tanınırdı. Sanki şeytan tarafından görevlendirilmişti ve görevini en iyi şekilde yapıyordu.

Babası erken yaşlarda vefat etmişti. Annesi bahçesinde yetiştirmiş olduğu yiyecekleri satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor bir yandan Pecer okulunu aksatmasın ve kavga etmesin diye tüm zamanını harcıyordu. Sokaklarındaki çocukları her gün dövüyor evine sürekli olarak şikayet alarak geliyordu. Annesi onu okul tatilinde kötülüklerinden arınması ayrıca okulunun değerini anlaması için doğduğu topraklara çalışmaya göndermişti. Kötülük yaydığı topraklardan gitmemek için kargaşa çıkartıyor, kaos planlıyor ve insanlara iftira atıyordu. Tüm komşuları ile kavgalıydı ve neredeyse birbirine düşürmediği ve evlerine zarar vermediği komşusu kalmamıştı. Gitti zorla da olsa gitti.

Pecer, doğduğu topraklara gittiğinde daha gider gitmez komşularının camını kırıyor, hayvanlarını taşlıyor ve yiyeceklerini talan ediyordu. Kurbağalar üç gözlü doğuyor adeta tüm hayvanlar, doğa bile kabuğuna çekiliyordu. Güneş bile kırk nazla doğuyordu. Köydeki evinde dedesinden kalma ne varsa eskicilere satıyor ve atalarının arkasından kötü şekilde konuşuyordu. İnsanlara zarar vermekten bıkmayan Pecer, hiçbir şekilde ıslah olmuyordu. Çok saygısız bir çocuktu.

 gölcükhalı

Gel zaman git zaman bir sabah erkenden kalkarak yine köyde dolaşmaya çıkan pecer, bir çobanla karşılaşmıştı ve çobana kendisini annesinin gönderdiğini ve evlerinin yandığı yalanını söyleyerek çobanın hayvanlarının başından ayrılmasını sağlamıştı. Can havli ile koşarak evlerine giden çoban, yolda trafik kazası geçirerek can vermişti. Bu arada pecer, çobanın sürüsünü dağıtarak hayvanların her birini bir tarafa kovalıyordu. Çobanın kaza geçirdiği yere polisler gelmişti ve insanlar toplanarak kazanın nasıl olduğunu anlamaya çalışırken yolda eve dönen Pecer, kaza yerinde çobanın öldüğünü görür ve umarsızca; “haha nasıl da kandırdım çobanı” diyerek kahkaha atar, koşar ve uzaklaşır. Bir çocuk bir çocuğun ölümüne sebep olmuştu. Polisler ve insanlar bu durumdan işkillenir ve durumu araştırarak pecer’i sorguya çekerler.

Pecer, olayı olduğu gibi anlatır ve polisler tarafından ölüme sebebiyet vermekle tutuklanır. Artık yıllar sonra yaptıklarının, söylediklerinin ve her şeyin cezasını çekecekti. İnsanlar bu kötü insanı iyice tanımıştı. Geceden eşyalarını toplarken bir yandan sabah olmaya devam ediyordu. Sabahın ilk kuş sesi duyulduğunda iş işten çoktan geçmişti. Kuşlar artık daha güzel ötüyor adeta birlikte zafer şarkıları söylüyorlardı. Artık ağaçları yok edemeyecek ve doğayı kirletemeyecekti. Evinin enkazı kötü bir görüntü yaratamayacaktı. Kötülük yapamayacaktı. Kimseye zarar veremeyecekti. Elleri, kolları ve kötü fikirleri bağlanmıştı. İnsanlar iyi şeyleri ümit ediyordu ve artık sakin ve huzurlu yaşayacaklardı.

Birkaç ay sonra annesi kendisine ulaşamaz ve köyüne onu aramaya geldiğinde olaylardan haberi olur ve üzüntüsünden kalp krizi geçirerek can verir.

Pecer, bu kısa rüyadan uyandığında penceresiz 10mt2 bir alanda bir ranzada yatıyor, tavanı seyrediyor ve de yapmış olduklarını düşünüyor olacaktı.

Osman Ali KACAR

Yazım Türü : Hikaye

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.